Keyifli Okumalar

Konu, 'Edebiyat' kısmında Legolas tarafından paylaşıldı.

  1. Legolas

    Legolas Moderatör

    Okumayı daha yeni öğrenmiş küçük çocuklarınız için, işe yaradığı kanıtlanmış birkaç öneri… İşte tatil kitaplarını mecburiyetten çıkarıp, keyifli hale getirmenin yolları…

    Okullar kapanalı neredeyse 2 ay oldu, öğretmenin verdiği tatil kitabı ve çoktan satın alınmış okuma kitapları, kapakları doğru dürüst açılmadan bir kenarda öylece duruyorlar. Tatil, yaz okulları, sokakta akşama kadar yapılan maçlar, arkadaş ziyaretleri derken günler hızla geçip gitti ve siz 2. sınıfa başlayacak çocuğunuzun birkaç tabela dışında bir şey okuduğunu henüz duymadınız.

    Çocuklar, birinci sınıfı bitirmiş ve okumayı-yazmayı öğrenmiş olabilirler ama bu beceriyi henüz edindiklerinden, kendi okuduklarını anlamak onlar için hala çok zor, ve bu güzel havalarda oyun oynamak varken okumak çok da can sıkıcı hale gelebiliyor. İçinizden çoğunuzun çocukları, geceleri onlara kitap okumanız için size ısrar ediyor, ve “Sen artık okumayı biliyorsun, kendin okuyabilirsin,” yönlendirmeleri de işe yaramıyor. Bu sevimli acemi okuyuculara, kitapların heyecanlı dünyasında kendi başlarına gezinme cesareti verebilmek sanıldığı kadar zor ve yorucu değil. Önerileri uyguladıktan sonra, yeni ders yılına hazırlanmak hiç de zor olmayacak.

    1 – Kelimeleri işaret edin. Çocuğunuzun kitaplarını okurken, siz de yanına oturun ve okuduğu her kelimeyi parmaklarınızla gösterin. Sayfa üstündeki resimleri değil, kelimeleri vurgulayın. Okumayı daha da keyifli hale getirmek için, yeni çevirdiğiniz bir sayfada örneğin bir ayıcık resmi varsa, “Hadi, ‘ayıcık’ kelimesini bulalım” demeniz, çocuğunuzun okuduğu şeye ilgi duymasını sağlayacaktır.

    2 – Eskilere dönüş yapın. Verilen tatil ödevleri için acele etmek yerine, eski kitapları keyif için okumaya başlayın. mecburi yapılan her şey, özellikle söz konusu çocuklar olduğundan, isteksizleşmeye neden olur. Çocuğunuzun eski hikaye kitaplarını raflardan çıkarın ve onları okumasını önerin. bir zamanlar anne ve babasının ona okuduğu kitapları şimdi tek başına okuyabiliyor olmak ona iyi hissettirecek ve kitap okuma isteğini arttıracaktır.

    3 – Birlikte okuyun. Çocuğunuza “Hadi şimdi sesli olarak bana oku” demek yerine, birlikte okumayı deneyin. öncelikle aşina olduğunuz bir hikayeden başlamayı unutmayın. tatil kitaplarına birkaç denemeden sonra da geçebilirsiniz. sayfalardan birini siz sesli olarak okuyun, diğerini de o. Sesiniz, zor kelimeleri kendi başına okuyabilmesinde ona yol gösterecek, ayrıca sizin okuduğunuz bölümleri rahat anlayacağından, hikayeye konsantre olmaya devam edecektir. Böylelikle hikaye ona daha ilginç gelecektir, ayrıca sırayla okumak, çocuğunuza dinlenme fırsatı da vereceğinden, okumanın yorgunluğunu hissetmemiş olacaktır.

    4 – Acele etmeyin. Çocuğunuzun okurken kendini çok zorlamadığından emin olun. öncelikle size sesli olarak okumasını isteyin ve eğer eğer her 10 kelimenin birinde takılıyorsa, daha kolay bir kitapla başlaması gerekiyor demektir. belli bir hikayeyi tekar tekrar okumak istiyorsa da, endişelenmeyin, bırakın okusun. aynı kitabı okumak onun güvenini arttıracak, ve kendini göstermesini sağlayacaktır.

    5 – Prova yapın. Çocuklar yeni bir kitabı okumaya başlama konusunda genellikle isteksizdirler. özellikle konu anne ve babanın önünde sesli olarak okumaya geldiğinde daha da çekingen olabilirler. Kitabı okumaya başlamadan önce birlikte resimleri inceleyin resimler üzerine konuşarak merakını arttırabilirsiniz de. Söz konusu küçük bir hikaye kitabı ise, ya da kısa kısa öyküler okuyorsa, önce içinden okumasını (ya da odasında sesli bir şekilde), sonra da size okumasını önerin. Kendini hiç prova yapmadan sahnede bulan bir oyuncunun heyecanını düşünün. senaryo üzerinde bir süre kendi başına çalışbilmiş olması, performansını ve kendine güvenini arttıracaktır.

    6 – Zor kelimelerde yardımcı olun. Çocuğunuz bir kelimeye takıldığında, onu hemen doğru biçimde okuması için zorlamayın. cümlesini bitirmesini bekleyin ve “Ben tam anlamadım, son cümleyi tekrar okur musun?” diye sorun. aynı kelimede yeniden zorlanırsa, onu zorlamadan, kelimeyi siz söyleyin. Böylelikle, kendini hem eksik hissetmeyecektir, hem de hevesi kaçmayacaktır. Söyleyemediği kelimelerin çok da önemli olmadığını kendinize hatırlatın.

    7 – Dikkatini dağıtabilecek şeylerden uzak tutun. Çocuğunuzla birlikte en azından günde yarım saat okumanız onun için çok yararlı olacaktır. ancak bu süre içinde tüm dikkatinizi ona verdiğinizden emin olun. Bir yandan küçük kardeşini besliyor, ya da fasülyeleri ayıklamaya çalışıyor olmanız, kitap okuma alışkanlığı kazandırabilme çabanızı desteklemeyecektir. En azından bu süre içinde tüm dikkatinizi ona vermeniz, okumanın ne kadar önemli olduğunu göstermenizi sağlar.

    8 – Bol bol konuşun. Okuduğu ya da sizin okuduğunuz hikayeler üzerinde elindiğinizden geldiği kadar çok sohbet edin. Araştırmalar, okunan hikayeler hakkında konuşmanın çocukların kelime hazinelerini, anlama yetilerini ve duydukları ilgiyi arttırdığını göstermektedir. Çocuğunuz, daha okurken de üzerinde konuşmayı tercih edebilir, merakla “Sence şimdi ne olacak?” demeniz, onun da merakını, hayal gücünü ve problem çözme yeteneğini arttıracaktır. Ya da çocuğunuza, hikaye ile ilgili düşüncelerini sormanız, hikayenin içeriğini daha iyi anlamasını sağlayacaktır.

    9 – Kalem kağıt hazırlayın. Yapılan araştırmalar, yazmayı iyi öğrenmenin okumayı da pekiştirdiğini göstermektedir. Katılmaktan keyif alabileceği birkaç günlük işte kalemi kağıdı onun eline vermeniz, bu yeni öğrendiği becerilerin günlük hayatta ne kadar önemli olduğunu ona sözlerin ötesinde de gösterecektir. örneğin alışveriş listesini, sizin için yazmasını isteyebilirsiniz. Kelimeleri eksik ya da yanlış yazmasını umursamayın. Siz dışarı çıktığınızda, babanız için bırakılmış bir not ya da tatilden bir akrabanıza atacağınız kartta onun yazısının olması hoşuna gidecektir.

    10 – Sesli okumaya devam edin. Çocuklar 12-13 yaşlarına gelene kadar, kendi başlarına okuyabileceklerinden çok daha karmaşık kitapları anlama yeteneğine sahiptirler. Çocuğunuza bu tarz kitapları da okumanız, onların kelime hazinelerini ve zihinsel yetilerini arttırmakla kalmaz, sadece ikinize özel bir zamanı da size sunar. 7 yaşlarındayken çok sevdiğim yeğenlerime Michael Ende’nin “Cim Düğme ve Lokomotifçi Lukas”ını ilk verdiğimde, tepki hazırdı, “Uff, çok kalın!” Ama ben okuduğumda ve dinlediklerinde, kitabı çok sevdiler. Sonra da, anne-babalarının her gece onlara okumalarını istediler. Bu okumalar, onları yalnızca eğlendirmekle kalmadı, hayal güçlerini de, kitap sevgilerini de çok çok geliştirdi.

    (Alıntıdır)
     

Sayfayı Paylaş