Hayata dair azmim ve oto-kontrolüm yok oldu.

Konu, 'Yetişkinlik Psikolojisi' kısmında Cemil Kahraman tarafından paylaşıldı.

  1. Cemil Kahraman

    Cemil Kahraman Yeni Üye

    Çok çalışkan biriydim. 12 yaşımda, o yaştaki bir çocuktan beklenmiyecek bir azim örneği göstererek algoritma kurmayı saatlerce bilgisayar başında kalarak öğrendim ve bilgisayar oyunları yaptım. O zamanlardaki azmimi geri istiyorum.

    Tahminlerime göre benim hayata dair isteğimin kaybolmasında üniversite dönemim etken. Tabi işin uzmanı değilim.

    Olaylar silsilesi üniversitede başladı. Üniversite yıllarıma kadar hatırladığım kadarı ile çok azimli biriydim. Bilgisayar mühendisliğini kazandım, bilgisayar üzerine sayısız projem oldu.

    Çok uçuk şeyler yaşadım 2 sene önce, bazılarının travma diyebileceği ama benim için hatırlaması güzel olan şeyler, 2 arkadaşımla üniversite yıllarımda bir hafta evsiz ve neredeyse tamamen aç yaşamak, otogarda yatmak vs gibi(umursamazca bursları tüketmiştik üstüne taşınmayı planladığımız yer sıkıntı çıkarınca ev bulmakta zorlanmıştık, yaş olmuş 20 küsür, aileyi de müdahil etmedik) Zor zamanlar geçirdim.

    Üniversiteye geldiğimde, daha yukarda bahsi geçen olayları yaşamadan hemen önce bir proje almıştım, avrupa birliği destekli büyük bir yazılım projesi. Cesaret edip girdim altına(O zamanlar hâlâ azimliyim). Proje için çalışmalar başladı, bitti, yaptım götürdüm, adamlar beğendi ve ek şeyler istediler, yaptım götürdüm, istediler, yaptım götürdüm, istediler de istediler... Bir gün tak etti, dedim ki eğer böyle birşeyler istemeye devam edecekseniz ek ücret vermelisiniz. Adamlar sıkıntı çıkardı, yaptığım işi küçümsediler falan, istifa ettim ve bir öğrenci için hayal gibi bir hayatı 1 aylığına bana veren ücretimi alıp ayrıldım. Arkadaşlarla 1 ayda yedik o parayı ama bazı aileler o parayla 6 ay idare ederdi, siz düşünün, bu parayı ben ve arkadaşlarım 1 ayda hiç ettik. Hâlâ kendime kızarım har vurup harman savurduğum için o parayı. Tanımadığım insanlara kadar paylaştığım için emeğimin karşılığını. Sonrada kıtlık vurdu, aç kaldık yetmedi açıkta kaldık işte, bir yaşam mücadelesi ve sonra klasik bir okul-öğrenci evi yaşamı. Tam bu aşamadan sonra azmimi ve yaşam enerjimi kaybettiğimi hatırlıyorum daha da geri gelmedi.. Dersler berbat, iş hayatım berbat, aşk hayatım berbat.. Ömrüm gereksiz işlerle ve film, dizi izlemekle geçiyor. Kolay ulaşabileceğim hazlar arıyorum sürekli falan. Oturamıyorum iş başına, ders başına. Resmen kolay dopamin bağımlısı gibiyim. Limbik sistemin, soğuk sistemimi kapattı kafasına göre takılıyor bu bedende. Düşünüyorum, yapamıyorum. Bir atsam şu ölü toprağını üstümden dünya yerinden oynayacak da. Olmuyor işte. İster öğrenilmiş çaresizlik deyin ister tükenmişlik sendromu, haddinden fazla istiyorum, ders çalışmak yeni projelere imza atmak, herkesten fazla ama olmuyor. Psikiyatriye gittim bana anti-depresan yazdı. 5 dakika muayene ve direk anti-depresan? Evet, depresyonum var, gelecekle ilgili kaygılarım var, geçmişle alakalı pişmanlıklar ama bunlardan rahatsız değilim ki bunlar zaten orada olması gerektiği için varlar. Sen bir problemin kaynağına bak. Ben de biliyorum dayayıp serotonini gelecekte, geçmişte umrumda değil oh be demeyi ama çözüm bu değil. Gelecekten kaygılıyım çünkü hiç bir gelecek planımı yürürlüğe koyamıyorum. Depresyondayım çünkü istediklerimi yapamıyorum. Geçmişten pişmanım çünkü bugün yapmadıklarımdan ders çıkaramıyor, yarın da yapmıyorum. İşte sinekler, işte bataklık. Sinekleri öldürme onlar orda olması gerektiği için var sayın doktor. Benim bataklığımı kurut, bana azim ağacımı yeniden ver!

    Lütfen, gerçekten kötü durumdayım, neredeyse araştırıp, herşeyi denemiş olsam da önerilerinizi bekliyorum, okula gidemiyorum, derslere çalışamıyorum, projelerimi bitiremiyorum, sosyal hayat desen yok, günüm 4 duvar arasında youtube, pubg, oyunlar, diziler, filmler, bazen gereksiz yere okuduğum makaleler, yazılar ile boşu boşuna geçip duruyor. Son bir yılda bu tükenmişlik yüzünden 10-20 kez dışarı çıktım desem yeridir. Gıdayı ev arkadaşlarım alıyor marketten. Arada çok trip atarlarsa bir iki yemek yapıp geçiştiriyorum. Bilgisayar mühendisliğini kazandım ama gerçeği de kabul etmek gerekiyor, sanırım hiç bir zaman bilgisayar mühendisi olamayacağım, onu bırak bir baltaya sap olamayacağım...

    Ayrıntı vermek gerekirse hayatımla ilgili belki yardımcı olur:
    Çocukluk: İnişli çıkışlı, mutlu ve güzel.
    İlkokul yılları: Başarılı ve gözde biri.
    Ortaokul yılları: Ortalama üstü bir başarı ve sıradan biri.
    Lise yılları: Başarılı. Garip ve içine kapanık biri. (Bilgisayarcılarda genelde ortaktır :) )
    Üniversite yılları: İlk zamanları efsane, geri kalanı yıkım.
     
    Son düzenleme: 21 Ocak 2019
  2. Sizde önceden yapılmış hatalara karşı bir takıntı oluşmuş belki de..
    Mesela gencken tecrubesizken parayı har vurup harman savurma durumu olmuş
    Herkesin başına gelebilir.
    Bunu bir örnek olarak verdim
    Ama siz bilincaltiniza bakin bazı noktalara takılı kalıp oradan hep üzgün ve motivasyonsuz kalmak durumu var mı
     

Sayfayı Paylaş