Dert etme

Konu, 'Edebiyat' kısmında _ayse_ tarafından paylaşıldı.

  1. _ayse_

    _ayse_ Moderatör

    Kaybolsa da çıkar gelir Kenan’a, Yusuf’u derd’etme
    Gün gelir döner gülistana, hüzünhaneni derd’etme

    Elbet düzelir bu haller, gamlı gönül ah etme
    Yine gelir mizana, divane aklı derd’etme

    Ömrün bir bahar daha bahşeder de ey güzel kuş
    Gül yaprakları serilir yuvana, çalı çırpıyı derd’etme

    Felek iki gün bile dönmediyse de muradımızca
    Takılıp kalmaz ya hep aynı devrana, seyrini derd’etme

    Bu ümitsizlik niye, vakıf mısın gaybın sırrına
    Ne oyunlar gizler perdelerle arana, esrarı derd’etme

    Ey gönül, yokluk selinden yıkılırsa varlığın temeli
    Nuh’tur kaptanlık edecek sana, tufanı derd’etme

    Kabe’nin lezzetinden tatmak için ayak attınsa bu çöle
    Bırak dikenler sebep olsun sızına, batanı derd’etme

    Belki menzil tehlikeli, maksat bulanık amma
    İlle de varmayacak mı bir sona, yolu derd’etme

    Düştünse canandan ayrı, rakibin kıskacına
    Malum ahvali döndüren Rahman’a, halini derd’etme

    Ey Hafız, fukara köşenin zifir gecelerle halvetinde
    Verdinse kendini duaya ve Kuran’a, gerisini derd’etme

    Hafız-ı Şirazî
     

Sayfayı Paylaş